Marmara Bölgesi Sürekli Gps Gözlem Ağı

-A +A
PROJE ADI :

Marmara Bölgesi Sürekli Gps Gözlem Ağı

DESTEKLEYEN : TÜBİTAK 
SÜRE :

02.01.2001 - 31.12.2004

PROJENİN AMAÇLARI :

Projenin temel amacı,  Kuzey Anadolu Fayı’nın (KAF) batı kısmı (Tekirdağ’dan, İstanbul dahil, İzmit’e kadar olan tüm Marmara Bölgesi) ve orta kısmı (doğuda Düzce-Bolu’ya kadar olan alan)  gibi  yerleşimin ve endüstrinin yoğun olarak bulunduğu, büyük milli yatırımların yoğunlaştığı yerlerdeki aktif fayların üzerindeki gerilme birikimlerini saptamak ve buna bağlı olarak deprem riskini ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla, bu bölgeler için deprem tehditi oluşturan aktif fayların hareket yönlerinin ve üzerlerindeki gerilme birikimlerinin belirlenmesi hedeflenmiştir.

Son yıkıcı depremlerin (İzmit ve Düzce-1999) neden olduğu can ve mal kaybının büyük boyutu, bu bölgelerde olması olası bir depreme hazırlık için; bir an önce, sürekli olarak Küresel Konumlandırma Sistemi (GPS) gibi yeni teknolojiler ile gözlemler yapılmasını; elde edilen bilgilerin ışığında, riski yüksek yerlerin detaylı olarak saptanarak, kayıpların azaltılması için bilimsel sonuçların ışığında, gerekli önlemlerin alınmasını gerektirmektedir.

Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara Bölgesindeki kolları üzerindeki deprem riskinin saptanması ve olası bir depremin önceden tanımlanması amacı ile Enstitümüz tarafından kurulan ve işletilen Marmara Sürekli GPS Gözlem Ağı (MAGNET) ile elde edilen veriler yardımıyla İzmit ve Düzce depremlerinin sonucunda, deprem bölgelerindeki  fay sistemlerinin nasıl çalıştığı hakkında somut sonuçlar elde edilmiş, gelecekteki olası bir depremin yerinin tanımlanması için ilk ipuçları elde edilmeye başlanmıştır. Uzun süreli gözlemleri temel alan deprem riski çalışmalarının sürdürülebilmesi amacıyla, MAGNET yardımı ile Marmara Bölgesindeki gözlemlere devam ederek bölgeyi kontrol altında tutmak gerekmektedir.

Proje süresi içinde, güncel olarak deprem riski yüksek olan Marmara Bölgesi’nde Enstitümüz’e ait MAGNET’ in yardımı ile sürdürülen sürekli GPS gözlemlerine, Marmara Bölgesi’nde kurulacak yeni istasyonlar ile genişletilerek devam edilecektir. Eş zamanlı gerçekleştirilecek tekrarlamalı GPS ölçüm çalışmaları yardımıyla da KAF’ın batı ve orta kesimleri kontrol altına alınacaktır. Elde edilen bilgiler ile bu bölgelerde ki aktif fayların kinematiği ve dinamiği belirlenecek; deprem riski yüksek yerler, paralel olarak sürdürülen sismolojik çalışmaların sonuçları ile birlikte ele alınarak tanımlanacaktır.

Bu ana amacın yanı sıra, GPS teknolojisinin ülkemizde uygulanmasına yönelik yeni endüstriyel projelerin oluşturulması ve projede oluşturulan alt yapı ile üniversitelerin araştırma projelerine destek olunması da hedeflenmektedir

PROJENİN SONUÇLARI :

Bir yerleşim yerinin sağlıklı olarak planlanması için  o bölgedeki deprem riskinin bilinmesi gerektiği açıktır. Ülkemizde varolan veya planlanan büyük tesisler gibi yatırım projeleri için deprem riskinin belirlenmesi yönünde büyük bir bilgi açığı vardır. Bu konuda, örnek olarak İzmit Körfezi Köprü Geçişi Projesi, İstanbul Boğazı Tüp Geçit Projesi, TEM Otoyolu Bolu Dağı Tünel Geçiş Projeleri verilebilir. Bundan dolayı; proje sonuçları genel anlamda deprem riski ile ilgili tüm kamu ve özel kuruluşlar tarafından kullanılacaktır. Nitekim ilgili kuruluşlar, bu yöndeki gözlem çalışmalarını desteklemek istediklerini ifade etmişlerdir.

GPS ölçümlerinin deprem riski dışında da geniş bir alanda kullanılması mümkündür. Differansiyel GPS (DGPS)  yardımı ile deniz/kara/hava trafiği için gerçek zamanda 1 metre veya altı duyarlıkta konum belirlemek ve konumları belirlenen hareketli cisimleri  belirli bir merkezden izlemek mümkündür. Örneğin, Marmara Denizi ile İstanbul ve Çanakkale Boğazlarındaki deniz trafiğinin izlenmesi amacıyla, MAGNET’in kullanımı mümkün olup, bu konuda  kamu ve özel kuruluşlardan gelen talepler bulunmaktadır. Ek olarak, DGPS kullanımı, haritacılık uygulamalarından başlayarak; güvenlik, sağlık, askeri her türlü alanda teknolojiye hizmet vermektedir. Bu proje ve bundan önce gerçekleştirdiğimiz proje ile TÜBİTAK, MAM, Yer ve Deniz Bilimleri Araştırma Enstitüsü bu konuda, Türkiye’de hizmet verebilecek tek alt yapıyı oluşturmuştur.

Özetle; MAM’ın misyon ve vizyonuna uygun olarak, yeni dış projelerin kaynağını teşkil edecek şekilde bir çalışma planlanmış olup, bu amaçla örnek bir proje oluşturulması hedeflenmektedir.