Gebze Tuzla Arasındaki Bölgenin Mikrodeformasyon Özellikleri

-A +A
PROJE ADI :

Gebze Tuzla Arasındaki Bölgenin Mikrodeformasyon Özellikleri

DESTEKLEYEN : TÜBİTAK 
SÜRE :

01.08.2003 – 01.12.2005

PROJENİN AMAÇLARI :

Marmara bölgesi, sürekli deprem aktivitelerinin meydana geldiği bunun sonucu olarak yerkabuğunda izlenebilen geometrik hareketlerin oluştuğu bir bölgedir. Bu tektonik olayların öncesinde ve sonrasında meydana gelen, deprem anı ve deprem öncesi deformasyonlar olarak adlandırılan yerkabuğundaki hareketlerin belirlenmesi ve bunların ortamın reolojik özellikleri ile ilişkilendirilmesi sonucu elde edilen bilgiler, bölgedeki olası depremlerin büyüklükleri ile yerlerinin belirlenmesi ve deprem riskinin kestirilmesi amacı ile kullanılmaktadır. Marmara denizi çevresinde bulunan, sürekli ve kampanya tipi GPS ölçümlerinin yapıldığı noktalardan oluşan MAGNET projesi kapsamında, bölgedeki yerkabuğu hareketleri 17 Ağustos 1999 depreminin öncesinden başlayarak sürekli olarak izlenmektedir. Ancak, yerkabuğunun altındaki kütle ve yoğunluk değişimlerinin izlenmesine olanak sağlayan gravite ölçüleri Marmara bölgesinde KAF zonu boyunca 1985-1995 yılları arasında yapılan kısıtlı ölçülerle sınırlı kalmış, Marmara bölgesine yönelik bir değerlendirme yapma olanağı olamamıştır. Bölgesel ölçekte yapılan bu çalışmalara paralel olarak bugüne kadar, KAF ile ilişkili deprem potansiyeli yüksek küçük ölçekteki olası fay sistemleri detaylı olarak çalışılmamıştır.

Önerilen bu projede, son yıllarda belirgin bir deprem aktivitesi gösteren Gebze ve Tuzla bölgesi, Marmara bölgesinde yürütülen GPS ve gravite çalışmalarına paralel, detaylı olarak çalışılacaktır. Gebze-Tuzla bölgesinde mikro ölçekte GPS ve gravite ağı kurulacak, küçük boyuttaki değişimleri görüntüleyebilmek amacıyla GPS ile mm-boyutunda, gravite ile mikrogal büyüklüğündeki değişimlerin izlenmesi hedeflenecektir. Elde edilen Gebze-Tuzla yöresine ait mikro ölçekteki zaman bağımlı deformasyon anomalilerinin, bölgesel deformasyon alanı ile etkileşiminin saptanması ve Gebze-Tuzla yöresi için deprem riski tanımının yapılabilmesi amacı ile, 1985-1995 yılları arasında toplanan 10 yıllık gravite ölçülerinin değerlendirilmesi deprem riski açısından gerçekleştirilecek; elde edilen sonuçlar, bölge genelinde MAGNET projesi çerçevesinde ölçülen sürekli ve kampanya tipi GPS noktalarında yapılan eş zamanlı GPS ve gravite ölçüleri ile birlikte değerlendirilerek yerkabuğunun altında meydana gelen hareketlerin izlenmesi bölgesel ve Gebze-Tuzla ölçeğinde detaylı olarak yapılacaktır. Böylece Marmara bölgesinin yerkabuğu yapısı ile ilgili üç boyutta ayrıntılı bilgi elde edilmiş olacak, bölgedeki fay sistemlerinin bölgesel ölçekte ve Gebze-Tuzla yöresi için detayda özellikleri belirlenebilecek ve deprem riski tanımlanmaya çalışılacaktır.

PROJENİN SONUÇLARI :

Marmara Bölgesi ülkemizin ekonomik ve toplumsal yapısını oldukça olumsuz etkileyebilecek yıkıcı depremlerin olduğu bir bölgedir. Yerkabuğu hareketlerinin bölgede ve ayrıntıda yoğun yerleşimin olduğu Gebze-Tuzla arasında GPS ve gravite ile sürekli gözlenmesiyle, bugüne kadar sadece GPS ile iki boyutta duyarlı olarak izlenebilen deformasyon anomalileri, ilk defa olarak gravite alanı değişimlerinin belirlenmesiyle üç boyutta tanımlanabilecek, bu sayede depremlere neden olabilecek deformasyonların tam olarak tanınabilmesi, bölgedeki deprem riskinin sağlıklı olarak belirlenebilmesi ve konu ile ilgili bilimsel araştırmalarda bu yöndeki önemli bir eksikliğin giderilmesi sağlanmış olacaktır. Bu sayede, projenin gerçekleştirilmesi ile hem değeri rakamlarla ifade edilemeyecek şekilde bölgenin depremselliği üzerine var olan bilgilerde, hem de dolayısıyla insan ve mal kayıplarını en aza indirgeyecek önlemlerin alınması için gerekli bilgilenme yönünde önemli bir katkı elde edilmiş olacaktır.

Önerilen bu proje, GPS ve gravite verilerinin birlikte değerlendirilmesini hedefleyen ülkemizdeki ilk çalışma olarak deprem riski yüksek olan ülkemizde yapılacak diğer çalışmalar için de bir pilot proje özelliği taşımaktadır. Proje sonucunda, ülkemizde bu tür verilerin analizine yönelik bir alt yapı ve bilgi birikimi oluşturulmuş olacak, proje sırasında görev alacak birimler arasında sağlanacak eşgüdümle ileride Türkiye'nin değişik bölgelerinde gerçekleştirilmesi düşünülen diğer projeler için altyapı oluşturulması ve geliştirilmesi sağlanacaktır. Projenin gerçekleştirilmesi sırasında yaptırılacak olan yüksek lisans ve/veya doktora çalışmalarının yanı sıra oluşturulacak yayınlar da bilimsel olarak projenin uluslararası düzeydeki önemli yararlarından olacaktır.